Translate

4 Ağustos 2017 Cuma

ALMANYA'DAN BİR YAR GELİR BİZLEREEEEE !!!!

                        Bu sene yayın maceram , bir varmış , bir yokmuş tadında geçiyor.Kusura bakmayın artık. Bugünden sonra her şey düzene girmiş oluyor ( yani öyle sanıyorum , umarım yani , yani inşallah öyle olur 😁😁😁) . Bugün sabahtan internetimiz bağlandı ve yeni evimize yerleşme işimiz tamamlanmış oldu. 
                        Eveeeettttt , nihayet ev bulduk ve taşındık. 10 hazirandan bu yana yeni evimizdeyiz. Küçücük bir köyde oturuyoruz. Tam istediğimiz gibi sakin ve doğayla iç içe bir yer. 



Evimizin ön cepesindeki pencereden , sağ ve sol tarafımız.



Evimizin arka cephesi ve bahçemiz.Sağ arka planda boyamakta olduğum sandalyeleri görüyorsunuz efendim 😁. Nihayet hobilerimden dolayı evi darmadağın etmemden  kurtuldu millet. Artık bir atölyem var , yaşasın. Evimizin kilerlerinden birini atölye yaptım. Bu sandalyeler de atölyede kullanılmak üzere yenileniyorlar işte.


İşte atölyem.Şu anda böyle göründüğüne bakmayın tam üç günde bu hale getirebildim. Ne dediğimi en iyi Melined anlatabilir size çünkü o ilk halini de gördü canlı canlı. Evet ya , canım kaptı prens Ned'i yardıma geldi bize. Koskoca prense televizyon dolabı , koltuk , yatak ne bulduysak yaptırdık , e koskoca müyendis hemi de pirens.... Bu arada prenses Mevlüde'ye de kapı , koltuk ne bulduysak sildirdik. Sabahtan akşama kadar kaldılar ama bir aylık iş yaptılar sağ olsunlar , Mevlüdem kız , çok yaşayın siz e mi ❤️❤️❤️ Efendim , Melinedler'in ardından o haftasonu da ablamlar geldi ailecek , iki gece iki gün de onlar yardım etti , böylelikle temizlik işinde bayağı bir yol katetmiş olduk. Sonrası bitmek bilmeyen koli açıp yerleştirme , tekrar tekrar temizleme şeklinde sürüp gitti ta bugüne kadar.



   


Evimizin bahçe tarafı bir at çiftliğine komşu , zaman zaman Çapi ile karşılıklı birbirlerini seyrediyorlar merakla. Bu gördüğünüz Çapi'nin favori atı 😍
                             Handaaaann , şu iki aylık internetsiz dönemde bana getirdiğin kitaplar ilaç gibi geldi canımın içi , çok çok sağol. Eşim güneşim kitaplarımı Türkiye'de bıraktırdı , bir tek çocukların henüz okumadıkları kitapları getirebilmiştim. Handancığım'ın kitapları birince onlara başladım , hayatımda okumadığım kadar Orhan Kemal okumuş oldum bu sayede. Okul gezisinde gittikleri Orhan Kemal müzesinden beşer onar almışlar , okumamışlar ... Sanırım okumadığım romanı kalmamış oldu rahmetlinin. Bu arada Oya Baydar'ın Erguvan Kapısı romanını çok beğendim Handanım. Her okuduğum kitapta , ne kadar ortak düşüncelere sahipmişiz Handancığım'la diye de seni andım.
                             İşte böyle güzel dostlar , ben yokken beni unutmamışsınız , sık sık yoklamışsınız , çok sağolun. Şimdi yorumlarınızın kalan kısmını cevaplayacağım , vakit oldukça da bloglarınıza bakacağım , hepinize sevgilerimi yolluyorum , her biriniz ayrı ayrı özlendiniz , her birinizin ayrı bir dokunuşu var yüreğimde. Kalın sağlıkla....